Ruhu Boşaltılmış Mekânlar "Camilerimiz"

Tarihsel sürece baktığımızda Kâbe’nin şubesi olarak isimlendirilen ve şehirlerin en nezih olanı ve maneviyatın zirve yaptığı müstesna mekânlardır, camiler.

Peygamber (S.A.V) zamanında ilmin merkezi, istişare toplantılarının yapıldığı ve birçok kararların alındığı,  çok amaçlı kullanılan aynı zamanda Rabbin huzuruna varıldığı yerler olarak bilinir.

İlk mescitten günümüze kadar her zaman varlığını korumuş,  fiziki farklılıklar,  yeniliklerle beraber ülkelere, şehirlere renk katmıştır. Ülkemizde bazı dönemlerde bu mekânlar kapatılmış, birtakım engellemelerle kaderine terkedilmiştir. Sıkıntılı dönemler bittiğinde tekrar insanlarla dolmaya başlamışsa da geçmişte var olan o ruhu yakalayamamıştır.

Sadece insanların vakit namazlarında ve belli zamanlarda namazlarını cemaatle kıldığı, beraberce kıyama durup rükû ve secde ettiği selamlaştığı, bir namazın sonunda merhaba demekten, birbirini sormaktan uzak bir insan kitlesi ile dolup boşalan manevi olarak etkilenmeyen mekânlara dönüşmüş, ruhunu kaybetmiş olarak durmaktadır artık camilerimiz.

Peki, bu mekânların ruhunu kaybetmesinde sorumlu kimdir? diye sormak istersek o mekanlara vurulan prangalar, o mekanlarda görev yapan Peygamber (S.A.V)’in mihrap görevini devralan görevliler, bu mekanlarda ibadet yapmak için gelen cemaatin şuursuz olması diyebiliriz.

Camilerimiz Peygamber (S.A.V. ) ve sahabe dönemindeki o ruhu nasıl kazanacaktır? Veya kazanabilir mi?

Elbette kazanabilir. Tarihi iyi okumalıyız sahabeyi camide iyi etüt etmeliyiz. Yan yana durduğunda elbiselerinin nasıl yırtıldığını, camiye gelmeyen cemaatin nasıl soruşturulduğunu iyi okumalıyız.

İslam’ın şiarı olan bu mekânlara gitmenin ne demek olduğunu iyi bilmeli ve niyetimizi ona göre almalıyız.

Bu düşünce ve ruhla yeryüzünün en güzel mekânları eski ruhunu yakalayacak ve buralardan yeni altın nesiller yetişecektir. Camiden dağılan cemaatle bir toplum dirilme noktasına gelecek ve özlediğimiz cami ruhu yeniden canlanacaktır.

O ruhu yakalamak mücadele ister, bilgi ister, söylediğini yaşamak ister.

O RUHU  YENİDEN YAŞAMAK ÜMİDİYLE  ….

YORUM EKLE