'Kültürel iktidar siyasal iktidardan daha uzun süreçte kazanılır'

Medipol Üniversitesi Öğretim Üyesi Dr. Ceylan, "Kültürel iktidar, sandıktan çıkarak elde edilen siyasal iktidardan daha uzun bir süreçte kazanılır." dedi.

AA
'Kültürel iktidar siyasal iktidardan daha uzun süreçte kazanılır'

Medipol Üniversitesi Öğretim Üyesi Dr. Can Ceylan, AA muhabirine değerlendirmede bulunan Ceylan, kültürel iktidarın, sandıktan çıkarak elde edilen siyasal iktidardan daha uzun bir süreçte kazanıldığını ifade etti.

Can Ceylan, "Sanat faaliyetleriyle ilgilenecek ekonomik güce sahip olma, aile ve sosyal kesim içindeki üniversite mezuniyetinin en az üç nesilde olması gibi özellikler, kültürel iktidarın elde edileceği süreçte atılacak ilk adımlardır. Bu süreç, özellikle milliyetçi-muhafazakar kesimde sürekli akamete uğratılmış ve son 15 yıllık süreçte süreklilik kazanabilmiştir." diye konuştu.

"Kültür, her yerdedir"

Kültür ve iktidar kavramına yeni ve güncel bir bakış açısıyla bakılması gerektiğinin altını çizen Ceylan, "Kültür, sanatsal bir uğraş veya bir performans dalı değildir. Dolayısıyla 'kültür merkezi' ifadesi de eksiktir. Kültür, tiyatro veya sergilerle anlatılacak bir şey değildir. Kültür sokakta, evde, iş yerinde, okulda kısaca her yerdedir. İktidar ise sadece siyasi faaliyet alanı olamayacak kadar geniş bir içeriğe sahiptir." değerlendirmesinde bulundu.

Ceylan, kültürel iktidardan önce iktidar kültürünün gelişmesi gerektiği, bunun da akşamdan sabaha olacak bir şey olmadığı görüşünü dile getirdi.

"Sanat ile kültür genellikle karıştırılıyor"

"İyi kültür-kötü kültür" veya "gelişmiş kültür-ilkel kültür" şeklinde bir tanımlama olmadığını belirten Ceylan, şu açıklamalarda bulundu:

"Kültür, olumlu ve olumsuz unsurlarıyla bir bütündür. Daha da önemlisi, kültür tüm kötülüklerden arınmış, rafine bir şekle ulaşmış bir yapı değildir. Bu özelliğiyle sanat ile kültür genellikle karıştırılmaktadır. Kültüre sadece olumlu taraflarından bakmak, kültürelmerkezci (etnosentrik) bir bakış açısıdır. Böyle bakmak, kişiyi kendi kültürünü kusursuz görme hatasına düşürür, kültürel körlüğe sebep olur. Ayrıca diğer kültürlere aşağılayıcı ve küçümseyici gözle bakılmasına sebep olur. Bu yanlış bakış açısının küresel çaptaki yansıması, Avrupalıların, dünyanın geri kalanına sömürülecek yerler olarak bakmasında görülebilir. Özellikle sosyal antropoloji, bu konudaki yanlışların üzerine gitme konusunda önemli çalışmaların yapıldığı bir bilim dalıdır."

Can Ceylan, antropolojinin önemine dikkati çekerek, "Sosyal antropolojinin beslendiği en büyük kaynak, gözlemdir. Sosyal antropoloji, sosyal bilimler arasında bu özelliği en çok ön planda olan bilim dalıdır. Günümüzde sosyal antropoloji, hukuktan iletişime, siyaset biliminden gastronomiye, endüstriden güzel sanatlara, insanın olduğu her alanda var." ifadelerini kullandı.

"Tek yönlü bakış açısının terk edilmesi gerekiyor"

Doğa bilimleri ile sosyal bilimlerde tek yönlü bakış açısının terk edilmesi gerektiğinin altını çizen Ceylan, bu konuda da en geniş altyapıya sahip bilim dalının sosyal antropoloji olduğunu söyledi.

Can Ceylan, şu değerlendirmelerde bulundu:

"Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın yaşamış olduğu süreç, Türkiye'nin de siyasi tarihinde en dikkat çeken süreçtir. Bu sürecin mümkün olduğunca çok ve farklı bakış açılarıyla ele alınıp tespit edilmesi ve tarihe not olarak düşülmesinde yarar vardır. Zira 2019 itibarıyla Recep Tayyip Erdoğan, siyasal iktidarının 17. yılı içindedir. Milli görüş çizgisinden gelip doğal lideri olarak kurduğu AK Parti'de verdiği mücadele, Türkiye'nin gerçeğidir. Hem AK Parti içinde hem muhalefete ve başta FETÖ olmak üzere terör örgütlerine karşı mücadeledeki orijinal tavırları, objektif bir gözle bakanlar için paha biçilmez bilgiler sunmaktadır."

YORUM EKLE
SIRADAKİ HABER