ABD'de ırkçılık siyahi anne-bebeklerin hayatını tehdit ediyor

ABD'de, siyahi kadınlarda doğum veya hamilelik sırasında ölüm oranının beyaz kadınlara göre 4 kat fazla, siyahi yenidoğanlarda ise beyazlara göre 2 kattan fazla olduğu bildirildi.

AA
ABD'de ırkçılık siyahi anne-bebeklerin hayatını tehdit ediyor

NEW YORK - DİLDAR BAYKAN

ABD'de beyazlar ile siyahiler arasındaki ekonomik ve sosyal uçurumun devam etmesi ile ırkçı muamelelerin sürmesi, hala siyahi anne-bebek ölümlerinin beyazlara göre ciddi oranda yüksek olmasına yol açıyor.

Siyahiler, yüzyıllar süren kölelik ve ırkçılığın ardından sivil haklarını kazandıktan sonra toplumda ve ekonomik yaşamda daha fazla varlık göstermeye başlasalar da yoğun yaşadıkları bölgelerde eğitim, sağlık ve sosyal alanlarda yeterli yatırımların yapılmaması ve ırkçılığın devam etmesi, beyazlarla aralarındaki uçurumun kapanmasını önlüyor.

Bunun sonuçları, sağlık sisteminde bile hala kendini ciddi oranda gösteriyor.

ABD'deki siyahi kadın ve bebeklerin ölüm oranıyla beyazlar arasında uçurum yıllardır devam ederken, ülkede bu sorunun altında yatan en büyük nedenin aslında ırkçılık olduğuna dikkat çekiliyor.

Ölüm oranı siyahi annelerde 4 kat, bebeklerde 2 kat fazla

ABD Hastalık Kontrol ve Önleme Merkezinin (CDC) geçen yılki verilerine göre, ülkede her yıl yaklaşık 700 ila 900 kadın hamileliğe veya doğuma bağlı komplikasyonlar nedeniyle yaşamını yitiriyor.

Siyahi kadınların doğum ya da hamilelik sırasında hayatını kaybetme oranı ise beyaz kadınlara nazaran neredeyse 4 kat fazla. Beyaz kadınların ölüm oranı 100 binde 12,7 iken, bu oran siyahi kadınlarda 100 binde 43,5'e kadar çıkıyor.

Ayrıca, siyahi yenidoğanlarda ölüm oranları beyazlara göre iki kattan fazla.

CDC'nin verilerine göre, siyahi bebeklerin hayatlarının ilk bir yılında ölüm oranı binde 11,3 iken bu rakam, beyaz bebeklerde binde 4,9'da kalıyor.

Neden siyahi anne ve bebekler?

ABD'de siyahi ve beyaz yenidoğanlar arasında doğumda ölüm oranlarının arasındaki uçurum ilk kez 20 yıl önce fark edildi.

Bu fark, hem akademisyenlerin ve araştırmacıların çalışmaya başladığı bir alan haline geldi hem de basının büyük ilgisini çekti.

O dönem bu farkın ana nedeni konusunda halk, doktorlar, kamu sağlığı uzmanları arasındaki yaygın görüş, sadece yoksul ve az eğitimli annelerin bu durumdan etkilendiğiydi.

Siyahi anneler, kötü beslendikleri, alkol, sigara ve uyuşturucu kullandıkları, aşırı kilolu oldukları için bebeklerinin ölümüne yol açmakla suçlanıyordu. Ayrıca annelerin, hamilelik kontrollerine geç başladığı ya da tedavilerini aksatttıkları da gerekçe olarak gösteriliyordu.

Bu durumlar, anne-bebek sağlığı ve ölümündeki faktörler olsa da ABD'deki araştırmacılar, ırkçılığın da anne-bebek ölümlerini etkileyen en önemli unsurlardan birisi olduğu görüşünde büyük oranda birleşiyor.

Bu ölümlerde, ülke tarihindeki kölelik ve ırkçılık nedeniyle siyahiler ile beyazlar arasındaki sosyal ve ekonomik uçurumun devam etmesi, siyahilerin eğitim ve sağlık sisteminde dezavantajlı olması ile ırkçı muamelelerin hala sürmesinin önemli etkileri olduğu belirtiliyor.

Washington merkezli "Kadınlar ve Aileler için Milli Ortaklık" adlı sivil toplum kuruluşu, geçen yıl siyahi annelerin karşılaştığı sağlık zorlukları üzerine yayımladığı raporunda, ırkçılığın, sağlık sistemi ve yoksulluğun yanında en büyük ölüm nedeni olduğunu ortaya koydu.

Uzmanlar, ABD'deki sosyal ve sistemsel ayrımcılığın, siyahi hamilelerde psikolojik stres oluşturduğunu, bunun da hipertansiyon ve preklamsi gibi anne ve bebek hayatını doğrudan tehdit eden durumlara yol açtığını belirtiyor.

Ayrıca uzmanlar, bu toplumsal ırkçılığın, sağlık hizmetlerlerine nüfuz eden, uzun süredir var olan ön yargılara yol açtığını ve bu durumun en iyi imkanlara sahip siyahi kadınlarda bile can kayıplarına neden olduğunu savunuyor.

Nitekim Üreme Sağlığı Hekimleri adlı sivil toplum kuruluşu üyelerinden Sanithia L. Williams, New York Times'a verdiği bir demecinde, "Gerçek kurumsal ve yapısal ırkçılık, siyahi hastalarımızın hayatında büyük bir yük oluşturuyor." değerlendirmesinde bulundu.

Sağlık merkezlerindeki ayrımcılık ölümlere kapı aralıyor

"Kadınlar ve Aileler için Milli Ortaklık"ın raporuna göre, siyahi kadınların yüzde 22'si sağlık hizmeti alanında doktorların ve sağlık çalışanlarının ayrımcılığına maruz kalıyor.

Bu ayrımcılık, kadınların şikayetlerini yeterince dikkate almama ya da siyahilerin kültürel ve kişisel tercihlerine göre tedavi sağlanmaması gibi sonuçlar doğuruyor.

Sağlık maliyetleri siyahileri daha çok etkiliyor

Öte yandan ABD'deki sağlık sistemi maliyetlerinin çok yüksek olması nedeniyle siyahi kadınların birçoğu kaliteli hastanelere gidemiyor ve gerekli doğum öncesi tedaviyi alamıyor.

Siyahi kadınların yüzde 75'i kendi yaşadığı bölgelerdeki hastanelerde doğum yapmak zorunda kalıyor. Bu hastanelerin, beyaz nüfusun yaşadığı bölgelere kıyasla daha düşük kalitede olması ise anne ya da bebeğin ölümüne yol açıyor.

Bu alanda çalışan sivil toplum kuruluşları, siyahi kadın ve bebeklerin yüksek orandaki ölümlerinin azaltılması için yetkilileri yeni yasalar getirmeleri konusunda uyarıyor.

Ayrıca, sağlık çalışanlarının çeşitliliğinin artırılarak siyahi kadınlara kendi gelenek ve kültürlerine uygun tedavilerin sağlanması için de çağrılar yapılıyor.

YORUM EKLE
SIRADAKİ HABER